| Yurtdışı Eğitim :: Dünya Liglerinden Tüm Futbol Maçlarına ait Canlı Maç Sonuçları, Bahis Oranları için Tıklayın :: |
![]() |
| ANA SAYFA | GÜNCEL | EKONOMİ | SPOR | DÜNYA | MEDYA | SAĞLIK | YAŞAM | MAGAZİN | KADIN | EĞİTİM | HI-TECH | OTOMOBİL | EMLAK | KÜLTÜR-SANAT | ARŞİV |
![]() |
|
| 'aile Baskısı Yüzünden Kaldım' |
Galatasaray’daki tecrübeli isimlerin son 6 haftada teknik direktörsüz kalan ekibi toparlamak için çok büyük bir çaba harcadığını belirtti.Tıklayın!.. |
|
18 Mayıs 2008, 12:00 (25)
Galatasaray’daki tecrübeli isimlerin son 6 haftada teknik direktörsüz kalan ekibi toparlamak için çok büyük bir çaba harcadığını belirten yıldız oyuncu, “Gençlere şampiyonluğun tadını anlattık, ağabeylik yaptık. Takıma karışmaya mecburduk” dedi Feldkamp’la yaşadığı sorunlara ve sakatlığına rağmen pes etmeyen Hasan Şaş, şampiyonluk gecesi gururla tur atıyordu. Galatasaray’ın kazandığı mucize şampiyonluğun baş mimarlarından Hasan Şaş da röportaj için Milliyet’i seçti. Sessizliğini bozan sarı-kırmızılı takımın ikinci kaptanı, büyük fedakârlıklarla elde edilen şampiyonluktan, yıldızının bir türlü barışmadığı Feldkamp’a, hakkında çıkarılan dedikodulardan, gelecekle ilgili planlarına kadar her konuda önemli açıklamalar yaptı. İşte tecrübeli futbolcuyla yapılan çok özel söyleşi... Bu sezon elde ettiğiniz şampiyonluğun senin için anlamı nedir? Hocası, ligin bitmesine 6 hafta kala istifa etmiş bir takımı toparlamak çok güçtü. Böyle bir takımın şampiyonluğu çok kolay değildi. Sezon başından beri birçok olay yaşadık. Bu şartlar altında Galatasaray’ın şampiyon olması birçok kişi için sürpriz gelebilir, ama takım içinde olanlar için bu durum çok da sürpriz değildi. Galatasaray tarihi açısından büyük bir şampiyonluk ve anlamı tabiki benim için de çok çok önemliydi. Feldkamp gittikten sonra, takım kaptanlarının katkısı çok büyük oldu. Bu süreçte neler yaptınız ve nasıl başardınız? Florya’da daha çok mesai harcadık, takımı toparlamak için çok uğraştık. Hocalar gidebilir, ama kalan bireylerin her birinin profesyonel çerçeve içinde yaşaması lazımdı. Bitime 6 hafta kalmıştı ve birilerinin bunları genç oyunculara anlatması lazımdı. Biz de bunu yaptık. Daha önce görüp yaşadığımız şeylerdi bunlar. Gençlere, şampiyon nasıl olunur bunu anlattık. Şampiyonluğun tadından bahsettik. Aramızda bunu hiç yaşamamış arkadaşlarımız vardı. Onlara bu duyguyu anlatmaya çalıştık ve tam anlamıyla bir ağabeylik yaptık. Eğer takımın başında tam sorumlu olarak biri olsaydı zaten biz çok karışmazdık. Ama tam karışılacak bir dönemdi. Karışmaya mecburduk. Biz de tüm tecrübemizi saha içinde ve dışında genç arkadaşlarımıza yansıtmaya çabaladık. Kalli ile yıldızınız bir türlü barışmadı. Bunun nedeni neydi? Bunu hocaya sormak lazım, neden bana karşı soğuk davranmış olabilir diye? Aslında çok da şey yaşamadık, ama dışarıdan görünen sanki bana karşı bir tavır aldığıydı. Öyle sanıldığı gibi çok da büyük bir problem olmadı. Şimdi düşünüyorum da, aslında hoca herkese eşit davranıyordu. Birçok kişiye zaman zaman kızdı. Bir ay bana, bir ay Ümit’e, bir ay Hakan ağabeye, bir ay Lincoln’e... Herkese kızdı. Gençlere daha şevkatli davranması doğaldı. Çünkü Galatasaray’ın geleceği onlar. Sürekli gönderileceğin şeklinde haberler çıktı. Ne düşündün o zamanlarda ve şimdi ne düşünüyorsun? Dışarıdan zannediyorlar ki, bu gönderme haberleri beni sanki çok etkiliyor. Milletin hoşuna gidiyor herhalde bu tür haberler, bilemiyorum. Gidilecek dönemde giderim. Benim için çok problem değil. Zaten her sezon sonu hep ben yazılıyorum, artık alıştım bu haberlere. Benim kontratım devam ediyor. Bir sene daha Galatasaray’da oynayacağım. İsteyen istediğini yazabilir. Dediğim gibi bunlara alışalı çok oldu. Takım kötüye gittiğinde hep bizi yazarlar. İyi olunca da başkası ön plana çıkar. Yıllardır bu hep böyle olmuştur. 2006 Dünya Kupası elemelerinden beri Milli Takım’a alınmıyorsun. Fatih Terim’le bir problemin oldu mu? Bu sorunun muhatabı ben değilim. Bu soruya ben cevap veremem. Milli Takım’a da Avrupa Şampiyonası’nda yürekten başarılar dilerim. Sakat olmasaydım biliyordum ki performansım iyi olacaktı ve finallere gidebilecektim. Kupa maçında Sarıyerli Niyazi’nin kasıtlı olarak yaptığı hareket sonucu sakatlanmam ve ardından yaşadığım çift taraflı fıtık sorunu, beni 2008’e götürmedi. Bundan sonraki hedeflerin nedir? Futbolu ne zaman bırakmayı düşünüyorsun? Hoca olmak ister misin? Daha futbolu bırakmayı hiç düşünmedim. En az 4 yıl, sağlam bir şekilde oynamayı düşünüyorum. Futbol hayatım bittikten sonra da, en az 6 ay dinlenip, teknik direktör olmayı düşünüyorum. Nasıl bir hoca gelirse sence takımı başarıya ulaştırabilir? Yeni hocanın işi çok zor, çünkü şampiyon olmuş bir takıma gelecek. Türkiye’yi tanıma süresi de var. Eğer Türkiye’yi tanıyan bir hoca gelirse, bu Galatasaray’ın avantajına olur. En azından 3-4 ayını, tanıma süresi olarak boşa geçirmez. Gelecek hocanın bunun dışında tek bir avantajı var, o da bu seneki bütün sakat oyuncuların seneye sağlam bir şekilde dönecek olmaları. Yeni hoca, sağlam ve katkı sağlayacak geniş bir kadroya sahip olacak. Bu sezon seni en çok üzen ve en çok sevindiren iki olay neydi? Çok üzen olay, Sarıyer maçında sakatlanmamdı. Çünkü o maç öncesinde iyi hazırlanmıştım ve o maçla beraber iyi bir performans sergileyeceğimden emindim. En çok sevindiren olay ise tabii ki elde ettiğimiz şampiyonluk oldu. Sakat sakat oynamaya çalışman, kadroya girmen ve ameliyat masasından kalkıp önce Florya’ya sonra da Sivas’a gitmen nasıl oldu? Büyük bir sorumluluk hissediyordum. Sanki ben gitmezsem, takım tamam olmayacak gibiydi. Öyle bir hissim vardı. Arkadaşlarıma, oynayarak olamasam da, dilimin döndüğünce yardımcı olmaya çalıştım. Sezon sonu ameliyat olmam gerekiyordu. Çünkü iyileşip yeni sezona hazır olabilmek için, tatili çalışmayla atlatmalıydım. Operasyonu mümkün olduğu kadar geciktirdim ve Fenerbahçe maçını da kazandıktan sonra gidip ameliyat oldum. Hasan Şaş olarak kendine en çok kızdığın özelliğin nedir? Fazlasıyla tezcanlı olmam. Bir de herkesin bildiği gibi çabuk sinirlenirim. En çok kızdığım yönlerim bunlar. Seni sen yapan özelliklerin nelerdir peki? Çok çalışmak ve azimli olmak. Sağlıklı ve dinçken daha iyi düşünebiliyorum. Atacağım adımları iyi biliyorum. ‘Lincoln’ün parası beni ilgilendirmez’ Lincoln takımda en çok para alan ama en az oynayan oyuncu oldu. Bu sizin için bir sorun yarattı mı? Lincoln’ün aldığı, verdiği beni ilgilendirmiyor. Hagi de yıldızdı ve en yüksek alan futbolcuydu. Ne kadar para aldığı gerçekten bizi ilgilendirmiyor. Önemli olan takıma katkı sağlayıp sağlayamadığı. Lincoln bir alışma devresi geçirdi. Hocayla sorun yaşadı, sakatlıkları da oldu. Seneye dahi iyi bir Lincoln bekliyoruz. ‘2002’de Avrupa’ya gidememem etkiledi’ 2002 Dünya Kupası’ndan sonra Avrupa’ya gidememen, futbol yaşantını nasıl etkiledi? O dönemdeki menajerlerimin birbirleri arasındaki anlaşmazlıklardan dolayı, Avrupa’ya çok istediğim halde gidemedim. Şimdiki tecrübem olsa, 5 yıl öncesine dönsek, her şey çok farklı olurdu ve çok rahat Avrupa’ya transfer olurdum. Daha önce insan sarrafı olamamışız ve insanları tanımakta zorluk çekmişiz. Transferim gerçekleşmeyince bu durumdan çok etkiledim. Ben iyi ve yetenekli bir futbolcuyum. Çok rahat şekilde Avrupa’da herhangi büyük bir takımda oynayabilirim. Kendime hâlâ çok güveniyorum. Beni futbolda ancak sakatlık durdurabilir. ‘Aile baskısı yüzünden kaldım’ Bir ara, ‘Türkiye’den gidiyorum’ dedin, ama sonra vazgeçtin. Kararını ne değiştirdi? O sıralar takım içinde beni üzen bir iki olay olmuştu. Hakemlerin de ön yargılı davranmasından bıkmıştım. Artık dayanamayacak durumdaydım. Yurt dışından benimle ilgilenen 2-3 tane takım vardı. Onlarla görüşmeler yaptım ve neticede gitmeye karar verdim. Fakat İstanbul’daki düzenim, gitmeyi planladığım yerlerden daha iyi olduğu için, yoğun aile baskısının da etkisiyle bu kararımdan vazgeçtim. Milliyet - ERHAN TELLİ |
|
| ÇOK OKUNANLAR |
| » Ünlülere kokain baskını |
| » Yabancı Stoperde Sona Doğru!.. |
| » 'kewell çok şey Katacak' |
![]() |
| 0.014 Foto Galeri :: cPsistem Hosting, Alan Adı, Sunucu Hizmetleri :: 2007 ® Showhaber.com Her hakkı saklıdır. |