16:00 Sibel Can hastaneye kaldırıldı         16:00 AB'den Rusya'ya büyük tepki         16:00 Şahin'den Baykal'a ziyaret         16:00 Apple'ın Ceo'su bir yılda eridi         15:56 2-B taslağı tamam         15:56 Kredi kartına taksitle ticari araç         15:49 Dayı kızdı yeğenlerini vurdu         15:42 Lüks yaşam da krize tedbir aldı         15:42 Vali çok acıdı pişman oldu!          15:35 YURTKUR'dan öğrencilere müjde        

 ANA SAYFA
 * Günün Haberleri *
 GÜNCEL
 EKONOMİ
 SPOR
 DÜNYA
 MEDYA
 SAĞLIK
 YAŞAM
 MAGAZİN
 KADIN
 EĞİTİM
 HI-TECH
 OTOMOBİL
 EMLAK
 KÜLTÜR-SANAT
 
 Haber Arşivi
 Reklam
 İletişim
 Künye

  ANKET
Ciner Grubu’nun Fatih Altaylı yönetiminde çıkaracağı gazete, sizce başarılı olacak mı?
Evet
Hayır
Kararsızım

  YORUMLANANLAR


MEDYA

Türk muhabirlerin esaret günleri
Gürcistan'da saldırıya uğrayan Kanaltürk muhabiri Levent Öztürk ve kameraman Güray Ervin, korku dolu günlerini anlattı.

14 Ağustos 2008 16:30

GAZETECİLER.COM

Gürcistan'da saldırıya uğrayan Kanaltürk muhabiri Levent Öztürk ve kameraman Güray Ervin ile NTV ekibi, Türkiye'ye döndü.

Kanaltürk ve NTV'nin’kiraladığı özel uçak dün akşam Rus yetkililerin izin vermesinin ardından 4 Türk gazeteciyi alarak İstanbul’a geldi. Türkiye'ye gece yarısı inen uçaktaki gazeteciler havalimanında yetkililer ve sağlık ekipleri tarafından karşılandı.

Kanaltürk ekibi tedavi altına alınırken, Gazeteciler.com'dan Elif Gündoğan Güray Ervin ve Levent Öztürk'ü Alman Hastanesi'nde ziyaret etti. Gündoğan'a yaşadıkları korku dolu günleri ve esareti anlatan Ervin, bugün de NTV'de görüntüleri yayınlanan saldırı anını saniye saniye anlattı. Saldırıda sol gözünden yaralanan Kanaltürk muhabiri Levent Öztürk'ün görme kaybı yaşayabileceğini ve o anları bir daha hatırlamak istemediğini anlatan Ervin, korkunç saldırıdan nasıl sağ kurtulduklarını ise hala anlamış değil...

İşte Ervin'in ağzından beş günlük Rus esareti ve mucize kurtuluş;

Eğilmeseydim ölebilirdim: 150 metre yakınımızda bir nokta vardı. Tek el bir silah sesi geldi, biz yolda çok sakin yavaş yavaş; panik, acele vaziyeti olmadan ilerliyorduk. Tekrar bir silah sesi geldi, silah sesinden hemen sonra ben dönüp Levent'e baktım ve Levent'in başının kanlar içinde olduğunu gördüm. Başından isabet almıştı ve benim bulunduğum yere doğu yattı. Hemen bir ateş altında olduğumuzu hissettik. O an bir tehlike altında olduğumuzu hissettik, siper aldık. Ben tam o anda ben kendimi koruma amaçlı olarak eğildim kurşun sol omzumdan sıyırıp geçti. Kendimi kapattım. O sırada eğilmeseydim kursun isabet alabilirdi.

O anları hatırlamak bile istemiyorum!: Cumhur'da (NTV kameramanı) aynı şekilde arabanın içinde kendini korumaya aldı. O sırada bir kursun yağmuru başladı ki hakikatten anlatılmaz yaşanır derler ya o cinsten! Ardı arkası kesilmiyor. Arabanın her yerinden mermi giriyor; yani o arabanın hız göstergesinin olduğu yerde bile, 4 tane mermi deliği vardı. Nerden girdi, nasıl girdi bilmiyorum; ama Allah'tan arabamız yüksekti ve bizi biraz korudu.

 

Kanaltürk Kameramanı Güray
Ervin saldırıya uğradığında işte bu
tişörtü giyiyordu. Ervin, sol omzundan
isabet aldı, kendi anlatımıyla eğer
eğilmeseydi belki de bu röportajı
yapamayacaktı!

Kurşunlar üzerimize yağdı: Hemen ilk paniği üzerimizden atıp, geri vitese taktım arabayı en azından geri geri gidersek bizim düşman olmadığımızı anlasınlar diye. Ateşi keserler diye, arkamı  görmeden olduğumuz yerde geri vitese taktım, ayağımı sonuna kadar gaz pedalına bastım. O arada arabanın bütün camları patladı, camlar kafamıza yağdı. Biraz gittikten sonra, arabanın lastikleri ve motoru da kursun hedefi olunca, biz olduğumuz yerde durduk. Bişey yapamıyoruz kapandık, bekledik. Kurşun hiç azalmadı, tam tersine arttı o mermi sağanağı! Artık dedik ki, son nokta burası... Biz istanbul'dan geldik bir risk aldık; ama risk başarısız burada öleceğiz. Herşey buraya kadarmış dedik ama Allah'tan bir süre sonra mermi atışları kesildi.

Levent kötü yaralandı: Benim üzerimde bir  tşirt vardı, onu hemen üzerimden çıkardım. Yaralanan Levent'te monofoto vardı. Monofotonun üstüne çıkardığım tisört sardım arabanın camından, 'journalist journalist' diye bağırdım! Ama kimse gelmiyor, bu arada da Levent hızla kan kaybetmeye başladı. Beş dakika sonra ateş açan, takım avcı pozisyonunda sürünerek bize doğru geldi ve tüfekleriyle arabadan inin diye işaret ettiler. Arabadan indik ellerimizi kaldırdık. Bize baktılar ve nizamiyeye doğru götürmeye başladılar. Ben kameramı ve pasaportlarımı binbir zorlukla aldım arabadan. Levent alamadı, Cumhur bütün bu olanları kaydetmeye çalışıyordu. Bir yandan işimizi de yapmaya çalışıyorduk.



14 Ağustos 2008, 16:30 (143)

Habere Yorum Yap

Haberi E-mail'e Gönder

Haberi Yazdır   [ FaceBook Digg ]

YORUMLAR
Bu habere henüz yorum yapılmamıştır..!


Bu Habere Yorum Yazmak istiyorsanız Tıklayın.!

Diğer Haberler



Kategoriye Ait Diğer Haber Başlıkları

 » 13:56 Ayşe Arman'ın en acı günü!
 » 09:49 Çerkezler de yayın istedi
 » 23:07 Sinan Çetin'e tekrar davası
 » 19:07 Ayşe Arman'ın acı günü!
 » 13:07 Gazze muhabirinin en zor yazısı
 » 11:49 Gazete Habertürk kitap gibi
 » 11:42 Kürt pop star sürprizi
 » 23:07 Bu yazı Sabah'ı fena karıştırır!
 » 19:49 Ortalığı karıştıracak müthiş iddia
 » 16:07 9 ilde Kablo TV değişiyor
 » 15:42 Necdet Dede fırsatı tepti
 » 09:28 Babahan gitti yerine o geldi
 » 19:28 Kurtlar Vadisi'ne dişli rakip
 » 13:28 Çapraz fikir adamıydı
 » 11:14 Kanal D'nin ilk HD yalanı
 » 01:21 1 Numara TRT ekranlarında!
 » 22:35 Lost'un yeni sezonu başlıyor
 » 22:07 Ağzını burnunu kırarım dümbük
 » 19:21 Vakit Gazetesi bunu da yaptı!
 » 15:28 Hadise Avrupa'da olay çıkardı!
 » 12:10 Kürtçe kanala Ağrı'da büyük ilgi
 » 10:30 AKP'li vekilin TRT 6 sürprizi
 » 09:50 Aksu TRT Şeş'ten memnun
 » 09:50 Kırıp geçiren görüntüler
 » 23:10 Bakan'dan Ahmet Kaya'ya özür