'GÜLEN NEW YORK TİMES'TA NİYE ÜLKESİNİ ŞİKAYET EDER ?'


'GÜLEN NEW YORK TİMES'TA NİYE ÜLKESİNİ ŞİKAYET EDER ?'
Tarih : 05 Şubat 2015, 08:51
Puan Ver : 'gülen New York Times'ta Niye Ülkesini Şikayet Eder ?'(6/10)2


Başbakan Ahmet Davutoğlu, “Dini bir cemaatin öncüsü olduğunu, hatta ceketi bile olmadığını söyleyen, görünüşte onlarca yıldır mahviyet sahibi, orada inzivada olduğunu söyleyen birisi, New York Times'ta niye yazı yazar? Niye kendi ülkesini şikayet eder” dedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Kanal 7 ve Ülke TV'nin ortak canlı yayınında, gündeme dair önemli açıklamalarda bulundu. Davutoğlu, BDDK'nın Bank Asya ile ilgili kararının diğer bankaları da etkileyip etkilemeyeceğine yönelik bir soruya, “Bunlar Türkiye'de kaos beklentisi oluşturmak isteyenlerin karanlık rüyaları. Kendi rüyalarında yaşasınlar ama Türkiye'yi öyle bir karanlık dehlize, tünele kimse sokamaz. Herhangi bir olumsuzluk da bu anlamda olamaz. Herkes bunun objektif bir kural olduğunu biliyor. Kurallara uyan kişi hiçbir zaman tedirgin olmayacaktır. Kurallara uydun mu, kimse sana herhangi bir şekilde ön yargılı yaklaşmaz. Bu da sistem tarafından çok iyi bilindiği için ve bu bankanın eskiden beri sistemi bypass eden uygulamalarına herkes şahit olduğu için, bu bypassın da hukuka takılmasından kimsenin tedirgin olacağını zannetmiyorum” diye cevap verdi.

Davutoğlu, Fethullah Gülen'in pasaportunun iptal edilmesinin, tamamen hukuk içinde yapılan bir işlem olduğunu, paralel yapı ile ilgili mücadelede hukuk kuralları dışına çıkılmadığını belirtti. Paralel yapıyla ilgili mücadelenin, sadece bir grupla yapılan mücadele olmadığını vurgulayan Davutoğlu, geçmişte kendisinin ve Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın paralel yapının okullarına destek verdiğini, bizzat Türkçe Olimpiyatları'na katıldıklarını, faaliyetlerine hiçbir zaman karşı çıkmadıklarını kaydetti. Paralel yapı için “cemaat” ifadesini kullanmaktan üzüntü duyduğunu söyleyen Davutoğlu, “Paralel yapı bu anlamda habis bir ur haline gelmiş. Bu unsurlar kendi doğal mecrasına girene kadar, bürokrasi açısından söylüyorum: bu unsurlarla mücadele devam edecek” dedi.



“YAZIYI NEW YORK TİMES'TA OKUDUĞUMDA ÇOK ÜZÜNTÜ DUYDUM”

Davutoğlu, Fetullah Gülen'in New York Times 'ta yayımlanan yazısıyla ilgili, “Dini bir cemaatin öncüsü olduğunu, hatta ceketi bile olmadığını söyleyen, görünüşte onlarca yıldır mahviyet sahibi, orada inzivada olduğunu söyleyen birisi, New York Times'ta niye yazı yazar? Bu zat, köşe yazarı mı: Değil, akademisyen mi: Değil, ülkeyi temsil eden memur ya da büyükelçi mi: değil… Niye kendi ülkesini şikayet eder, ne gördü Türkiye'den, bu hükümetten iyilik dışında? Gerçekten hissederek söylüyorum; bu ülkenin kamu düzeninden sorumlu olan birisi olarak değil, bu zata inandığı için onlarca yılını, emeğini, alın terini, helal rızkını vermiş insanlar adına soruyorum; hiç tahayyül edebilirler miydi? Yazıyı New York Times'ta okuduğumda çok üzüntü duydum. Öfkelendim, nasıl olur da Allah adını, Resulullah adını her şeyde zikrederek bu yere gelmiş birisi, bu topraklara ait olduğunu iddia eden birisi böyle bir yazı yazar? Eskiden gerçekten yanlış düşünüldüğü kanaatini taşırdık, aldatılıyor, çevre faktörü vesaire... Cumhurbaşkanımız kaç kere davet etti, biz de davet ettik gelmedi. Demek ki bugünler için gelmiyormuş, New York Times'ta Türkiye aleyhine kampanya yapmak için gelmiyormuş. Bunu özellikle Anadolu'da gönül vermiş, öyle ya da böyle hala gönlünde muhabbet duyanlar için söylüyorum; yüreğimiz yanıyor. Hadi yazdı, ne diyor içeriğe baktığınızda. Diyor ki, 'Türk, Kürt, Alevi, Sünni, gayrimüslim, herkes Türkiye'de baskı altında.' Ben 1 ay önce gayrimüslim azınlık liderleriyle yemek yedim, hepsi teşekkür etti, 'AK Parti iktidarı döneminde görmediğimiz şeyi gördük' dediler. Niye gayrimüslimleri zikrediyor? Çünkü oradaki lobilere hitap ediyor. Türkiye'deyken muhafazakar kesimin hissiyatını hareket geçireceksiniz, oraya gidip lobilere, Rum lobisine, Ermeni lobisine 'Türkiye'de gayrimüslimler baskı altında' diyeceksiniz. Kürt meselesi senin için bu kadar önemliyse 3 senedir yürüttüğümüz çözüm sürecine niye engel olmaya kalktın? En kritik yerlerde, emniyetteki unsurlarla çözüm sürecini niye baltalamaya çalıştınız” değerlendirmelerinde bulundu.



“BU ÜLKENİN EN LOŞ, KÖR HAPİSHANESİ, YURTDIŞINDAKİ EN PARLAK HAYATTAN DAHA İYİDİR”

28 Şubat'ta çok çile çekmesine rağmen, hiçbir zaman Türkiye aleyhine konuşmadığını söyleyen Başbakan Davutoğlu, “İsim vermeyeyim; üniversiteler davet ettikleri halde, düşüncem, siyasi görüşüm, inancım sebebiyle mesafe koydular. Yeni Şafak'ta yazarken yazılarımla ilgili birçok baskı gördüm. Birçok şey yaşadık ama bir tek yerde bu ülke aleyhine konuşmadık. Bu ülkenin en loş, kör hapishanesi benim için yurtdışındaki en parlak hayattan daha iyidir” diye konuştu.



“MİLLETİN DESTEĞİ VARKEN BAŞKA DESTEK ARAMAK GAFLETTİR”

Başbakan Davutoğlu, Fetullah Gülen'in New York Times'ta yazdığı makalesinde, AK Parti'ye destek verdiklerini ifade etmesini, “Kusura bakmasın, biz desteği ondan almadık. Konya'da ben milletvekili olarak hiç kimseden destek almadım. Konya'da nasırlı elleriyle dağda, bayırda çalışan vatandaşımızdan, fabrikalarda olan, çile çeken 150 yıllık, 200 yıllık bir rüya için insanlar bize destek verdi. Ya da Cumhurbaşkanı destek aldığında bütün Türkiye'den aldı, Rize'den, yiğit Karadeniz insanlarından destek aldı. Hiç kimseden, hiçbir özel destek görmedik, ihtiyacımız da yok. Milletin desteği varken başka destek aramak gaflettir. O desteği aradığımız zaman; işte şimdi oldukları gibi Allah sizi zelil eder. Eğer milletten destek almayıp da yurtdışındaki birtakım çevrelerden destek alıp, bu ülkenin başına geleceğini düşünenler varsa, geçmişte vardı bugün de var; onlar zelil olurlar. Biz, çileyse bu ülkede çileye hazırız, mafiyetse her şeyi terk etmeye hazırız, nefisten uzaklaşmaksa hiçbir şey talep etmemeye hazırız ama Allah bizi hiçbir zaman bu toprakların çocuğu olarak böyle bir tutumla karşı karşıya bırakma zilletine düşürmesin. Bütün bu paralelliği, Türkiye'deki gündemle bu makalenin yayımlanması arasındaki paralelliği de herkesin görmesi lazım” ifadeleriyle eleştirdi.



“KILIÇDAROĞLU UCUZ KAHRAMANLIKLAR YAPACAKSA, ANA MUHALEFET LİDERİ OLMA VASFINI KAYBEDER”

“Kılıçdaroğlu'na, önce ulusalcı olduğunu iddia eden milletvekillerinin daha çok soru sorması lazım. Niye aynı gün, 'ben gençlerle önüne çıkarım' dediğin gün New York'ta böyle bir çağrı yapılıyor” diyen Davutoğlu, sözlerine şöyle devam etti:

“Niye gençlerin önüne geçiyorsun? Bırak gençler yürüsün. Yürüyecek misin; sen de yürü. Molotof kokteyli alman şart mı, yüzüne maske takman şart mı, sapan alman şart mı eline? Yürü, 1 milyon kişiyi toplayabilirsen; toplayamazsın, ama yürü. Kimse seni durdurmayacak; yeter ki gösteri yaptığın yer nizami yer olsun, yeter ki kurallara uy. Diyor ki: Gençler gaz maskesi karşılığı için yüzlerini örtüyormuş. Peki resimlerini görmedin mi? Okmeydanı'nda eli sopalı, silahlı, yüzleri maskelileri, görmedin mi? 6-7 Ekim olaylarında Kobani'yi bahane ederek, ellerinde silahlarla yüzlerini kapatanları… Özgürlükse bunun mücadelesini biz verdik, vermeye hazırız, bedelini de ödemeye hazırız ama böyle ucuz kahramanlıklara kalkışılacaksa ana muhalefet lideri olma vasfı kaybedilir.”



BAŞKANLIK SİSTEMİ

Davutoğlu, “Başkanlık Sistemi'ni getirmek istiyor musunuz” sorusuna, “Siyasal sistem tartışmasını Başkanlık Sistemi öncelikli olarak soğukkanlılıkla yürütmek gerekiyor. Bu konuda AK Parti'nin dogmatik bir tutumunu bulunmuyor. Öyle bir kanaat var ki; sanki AK Parti çok dogmatik bir şekilde tutum takınıyor da diğerleri daha esnek” diye cevap verdi.



“ŞU ANKİ ANAYASA İNSANI HEDEF ALMIYOR”

Yeni bir anayasanın gerekliliğini savunan Davutoğlu, şöyle konuştu:

“Bizim şu anki anayasa insanı hedef almıyor ya da insanı odak almıyor, devleti odak alıyor. Bir özgürlük veriyor, sonra iki paragraf o özgürlüğü nasıl kısıtlayacağını anlatıyor. Okurken bazen sinirleniyorum. Çünkü bütün hinlikler düşünülerek, ‘o özgürlükler nasıl kullanılmayacak' onu formüle etmek için uğraşmışlar. Yine öyle bir anayasa olmalı ki halka güveni yansıtmalı. Detaya girmemeli. Halkın iradesine, halkın seçtiği kişilere güveni yansıtmalı. Yeni anayasa, sadece Başkanlık mekanizmasına değil, esas itibarıyla bu yeni siyasi anlayışa yeni Türkiye'nin özgürlükçü, ön alıcı ve kısıtlamayan alana odaklanmalı. Başkanlık Sistemi buna dayalı olursa ki öyle olmalı, hiçbir zaman otoriter olmaz. Ama böyle bir çerçeve çizmeden Başkanlık Sistemini değil parlamenter sistemi getirseniz o da otoriter olur. Çünkü parlamenter sistemde yasama ile yürütme o kadar iç içedir ki nihayet Başbakan'ın kontrolündeki parlamento grubu istediğini yaptırabilir.”



“HAKAN FİDAN İLE İLGİLİ HER KONUDA VE HER YERDE POZİTİF DURURUM”

Davutoğlu, MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın milletvekili adayı olup olmayacağı yönündeki soruya, Fidan ile TİKA, Başbakan Müsteşarlığı ve MİT Müsteşarlığı dönemlerinde yakın çalışma temposu içerisinde olduklarını belirterek, şöyle cevap verdi:

“Ben başdanışman olduğumda Suriye-İsrail görüşmeleri sürerken yanımda Hakan Bey ile Feridun Bey vardı. Sağımda biri, solumda biri vardı. Sayın Cumhurbaşkanımız da Başbakan olarak, siyasi iradeyi temsil ederek bize yön veriyordu, ne olması gerektiği hususunu söylüyordu. 7 Şubat 2012'de kendisine karşı ki aslında kendisine karşı değil, Başbakanımız'a ve Dışişleri Bakanı olarak bana karşı yapılan operasyonlarda da görüldüğü gibi dirayetiyle, çalışkanlığı, vatanseverliği ve özgürlükçü tutumuyla hepimizin takdirini kazanmıştır. Hangi görevi alırsa, nerede bulunursa hakkını verir; cesurdur, yiğittir, attığı adımdan geri dönmez. Bu memlekete daha çok hizmet edeceği alanlar olacaktır. Siyasette de olabilir, bürokraside de olabilir. Bunlarla ilgili daha değerlendireceğimiz hususlar var. Daha görüşeceğimiz, istişare edeceğimiz hususlar olur. Hakan Bey'le ilgili her konuda ve her yerde pozitif dururum.”

(İHA)

 






Etiketler:   Gülen  New  York  Times  Ta  Niye  Ülkesini  Şikayet  Eder    
  Ankara  haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER