m. akif inan sempozyumunda ikinci gün tamamlandı

M. AKİF İNAN SEMPOZYUMUNDA İKİNCİ GÜN TAMAMLANDI

Eğitim-Bir-Sen’in Başkent Öğretmenevi’nde dün başlayan “Doğumunun 75. Vefatının 15. Yılında Mehmet Akif İnan Sempozyumu”nda bugün Yedi Güzel Adam olarak bilinen Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan’a dair bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide Pakdil ile birlikte Yazar Necip Evlice’de yer aldı.

Tarih : 10 Ocak 2015, 18:33
Puan Ver : M. Akif İnan Sempozyumunda İkinci Gün Tamamlandı(8/10)4


Mehmet Akif İnan Sempozyumu'nun ikinci gününde Yazar Nuri Pakdil, kağıda dökülen dostlukların önemli olduğunu vurgulayarak, “Bütün arkadaşlara ricam, mutlaka birbirlerinizle mektuplaşınız. Aynı şehirde olsanız bile” dedi.

Eğitim-Bir-Sen'in Başkent Öğretmenevi'nde dün başlayan “Doğumunun 75. Vefatının 15. Yılında Mehmet Akif İnan Sempozyumu”nda bugün Yedi Güzel Adam olarak bilinen Nuri Pakdil, Mehmet Akif İnan'a dair bir söyleşi gerçekleştirdi. Söyleşide Pakdil ile birlikte Yazar Necip Evlice'de yer aldı.

Lise dönemlerinde Mehmet Akif İnan ile ilk karşılaşmasını anlatan Pakdil, “Akif İnan, Yedi Güzel Adam'ın öbür üyeleri benden 5-6 yaş veya biraz daha fazla küçüktüler. Ben liseye başlamıştım. Ben lisede okurken Akif İnan Urfa'dan gelmişti ve bizim liseye, ortaokula kaydolacaktı. Biz Akif İnan'ı aldık. Uğraştık, didindik Türkiye'nin en modern bir şairi yaptık. Bunda benim gerçekten çok onurlu bir payım vardır. Bunu tarihe kayıt düşüyorum” diye konuştu.

Mehmet Akif İnan'ın divan edebiyatına olan hakimiyetinin nereden kaynaklandığıyla ilgili Pakdil, “Akif İnan'ın büyük ihtimalle Urfa'da bu divanları çok iyi bilen hocalarla düşüp kalkıyordu” dedi.

Mehmet Akif İnan'daki divan edebiyatı merakını kardeşi Ali Mithat İnan anlattı.



“BÖYLE BİR DOSTLUĞU TARİHİN BİR DAHA KAYDEDECEĞİNİ ZANNETMİYORUM”

İnan ile dostluklarına değinen Pakdil, “Akif İnan ile birlikte öbür Yedi Güzel Adamla da dostluğumuz aynı şekilde bir dostluktu. Böyle bir dostluğu tarihin bir daha kaydedeceğini zannetmiyorum. Biz öyle bir arkadaş grubuyduk ki, birimizin düşüncesi hepimizin düşüncesi olurdu. Birimizin sevgisi, hepimizin sevgisi olurdu. Birimizin nefreti hepimizin nefreti olurdu. Biz bir yazarı seviyorsak hepimiz aynı yazarı severdik. Biz bir insandan tiksiniyorsak, hepimiz aynı insandan tiksiniyorduk. Bunu özellikle belirtiyorum. Böyle bir arkadaşlık gerçekten yeniden kurulabilir düşüncesinde değilim ama inşallah kurulabilir” değerlendirmesinde bulundu.



“AKİF İNAN YERDEN BİTER GİBİ BİTMEDİ. KENDİ KENDİNİ YETİŞTİRDİ”

İnan ile birlikte edebiyat dergisini çıkarmalarına ilişkin Pakdil, Edebiyat Dergisini Ankara'da çıkartmaya başladıkları zaman Akif İnan'ın Urfa'dan geldiğini ve Ankara'da oturduğunu anlattı. Pakdil, konuşmasını şöyle sürdürdü:

“Akif İnan önce eski tarz yazmaya çalışıyordu. Onu değiştirmeye çalıştık. Yeni Türkçe ile buluşturduk. Dilini olabildiğince arılaştırdık ve yepyeni bir şair, yepyeni bir yazar ortaya çıktı. Akif İnan yerden biter gibi bitmedi. Kendi kendini yetiştirdi. Akif İnan hepimiz gibi sapına kadar İslamcıydı, Akif İnan hepimiz gibi sapına kadar şeriatçıydı. Akif İnan hepimiz gibi Necip Fazıl Kısakürek'e gönülden bağlıydı. Akif İnan çok kitap okurdu.”

Akif İnan'ın üniversiteyi bitirmesine vesile olmasıyla ilgili Pakdil, İnan'ın Dil, Tarih'in Türkoloji Bölümünde okuduğunu ve Kenan Akyüz'ün dersine girmediğini anlatarak, “Akif'in mezun olmasında benim manevi etkim büyük olmuştur” şeklinde konuştu.



“AKİF İNAN ARKADAŞ GRUBU İÇİNDE AĞA ADAMDI”

Yedi Güzel Adam içerisinde İnan'ın hangi özelliğiyle öne çıktığı sorusuna Pakdil, “Akif İnan arkadaş grubu içinde ağa adamdı. İçimizde en ağa adam Akif İnan'dı. İçimizde en artist insan Cahit Zarifoğlu idi. En deli fişek Alâeddin Özdenören idi. Rasim Özdenören denge unsuruydu. Nuri Pakdil bu Yedi Güzel Adamın ağabeyiydi” ifadelerini kullandı.



“AKİF İNAN'IN SENDİKACILIĞA DAHİL OLMASINI HAYRETLE VE DEHŞETLE KARŞILADIM”

İnan'ın sendikal faaliyetleriyle ilgili Pakdil, “Akif İnan'ın sendikacılığa dahil olmasını hayretle ve dehşetle karşıladım. Bir İslam devrimcisinin, bir İslam yazarının sapına kadar şeriatçı bir insanın sendikacılık yapması bana tuhaf geliyor. Zaten Akif İnan bana da sormamıştı. Ne diyeceğimi biliyordu çünkü” dedi.



“İÇİNİZDE BANA MEKTUP YAZMAK İSTEYEN OLURSA BENDE ONA HEMEN GECİKMEKSİZİN CEVAP VERECEĞİMDEN EMİN OLABİLİRSİNİZ”

Söyleşide Yazar Necip Evlice, Pakdil'in Paris'ten Akif İnan'a yazdığı mektupları okudu. “En önemli ricam vefalı, dürüst, ahlaklı, cibilliyetli, nankörsüz bir arkadaşlık kurmalarıdır” ifadesini kullanan Pakdil, şunları kaydetti:

“Yapılan iyiliği asla unutmamalarıdır. Arkadaş ziyaretlerine yoğunluk vermeleridir. Aynı şehirdeler ise mutlaka görüşmeleridir. Başka şehirdeler ise mutlaka mektup yazma alışkanlığı edinmelidirler. Cep telefonuyla konuşarak hiçbir şey çözülemez. Kağıda dökülen dostluklar önemlidir. Kalıcı olan odur. Söz suyun üstüne yazılmış yazı gibidir kaybolur. Bütün arkadaşlara ricam, mutlaka birbirlerinizle mektuplaşınız. Aynı şehirde olsanız bile. Ben şimdi Ankara'da olan birçok arkadaştan mektup alıyorum. Bende onlara mektup yazıyorum. İçinizde bana mektup yazmak isteyen olursa bende ona hemen gecikmeksizin cevap vereceğimden emin olabilirsiniz. Adresim kısadır. Nuri

Pakdil PK 50 Bakanlıklar Ankara. Mektuplarınızı bekliyorum.”

Pakdil, Ali Mithat İnan'dan da kendisine mektup yazmasını istedi. Mehmet Akif İnan'ın 6-7 tane kod adı olduğunu söyleyen Pakdil, “Aklımda kalan Mehmet Reha idi. Nuri Pakdil'in 16 tane kod adı vardır. En çok bilinen kod adım Emin Ziayioğlu Ebubekir Son Umut'tur” dedi. Necip Evlice'nin kod adının ise İdris Hamza olduğunu bildirdi.



“MUTLAKA İYİ DERECEDE BİR YABANCI DİL ÖĞRENMELERİNİ TAVSİYE EDİYORUM”

Gençlere tavsiyelerde bulunan Pakdil, “Bugünün gençlerine her şeyden önce mutlaka ve mutlaka iyi derecede bir yabancı dil öğrenmelerini tavsiye ediyorum. Çok donanımlı insanlar olmalıyız. Dil öğrenmeden hiçbir şey olmaz. Siz İngilizce öğrenmeyi tercih etmelisiniz. İngilizce bugün daha önde gelen bir dildir. Tabi en başta mümkün olursa ana dilimiz Arapçayı öğrenmek gerekir. Hanım arkadaşlara rica ediyorum. Her gün butiklere gitmeyi zevk biliriz. Butiklere gittiğimiz kadarda kitapçılara gitmeye çalışacağız. Kitapçılardan yeni kitapçıların kokusunu almaya çalışacağız” diye konuştu.

TRT'de yayınlanan Yedi Güzel Adam ile ilgili düşüncelerini anlatan Pakdil, diziye izleyemediğini ancak daha sonra izleyeceğini kaydetti. Dizinin önce Erdem Beyazıt ağırlıklı çekildiğini söyleyen Pakdil, yavaş yavaş ise Nuri Pakdil ağırlıklı çekilmeye başlandığını ifade etti. Pakdil, dizinin kitaplarının satılmasına da katkı da bulunduğunu sözlerine ekledi.

Konuşmaların ardından Mehmet Akif İnan'ın kardeşi Ali Mithat İnan, Pakdil ve Evlice'ye plaket takdim etti. Söyleşiden sonra gerçekleşen sempozyumun 3.oturumunda ise Prof. Dr. Turan Karataş'ın başkanlığında ‘Mehmet Akif İnan'ın Sanatı, Nesri ve Şiiri' konusunda Prof. Dr. Mehmet Narlı, Mustafa Özçelik, Arif Ay ve Prof. Dr. Hicabi Kırlangıç birer konuşma yaptılar.

(iha)

 






Etiketler: M  Akif  İnan  Sempozyumunda  İkinci  Gün  Tamamlandı  Ankara  haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER