muhalefete seslendi

MUHALEFETE SESLENDİ

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ünlü yazar merhum Yaşar Kemal’e Allah’tan rahmet, ailesine taziyelerini ilettiğini söyledi.

Tarih : 02 Mart 2015, 13:33
Puan Ver : Muhalefete Seslendi(7/10)3


Başbakan Ahmet Davutoğlu, muhalefet partilerinden çözüm sürecine destek vermelerini istedi.

Başbakan Ahmet Davutoğlu, partisinin grup toplantısında yaptığı konuşmada, ünlü yazar merhum Yaşar Kemal'e Allah'tan rahmet, ailesine taziyelerini ilettiğini söyledi. Geçtiğimiz hafta 28 Şubat'ın 18. yıl dönümü olduğunu belirten Davutoğlu, 27 Şubat'ın merhum Necmettin Erbakan'ın ölüm yıldönümü olduğunu hatırlattı. Davutoğlu, bu yıl dönümlerinin aynı zamanda bir muhasebe imkanı olduğunu ifade etti. Çözüm sürecinde son derece önemli bir eşiğin aşıldığını anlatan Davutoğlu, '28 Şubat, bürokrasinin milli iradeye karşı bir darbesiydi. 28 Şubat, vatandaşları tehdit olarak gören siyasi zihniyetin son çırpınışıydı. Onlar üniversitede okuyan kızlarımızı başörtülü, başı açık diye ayrıma tabi tuttular. Başörtülü genç kızlarımız en çirkin psikolojiye maruz kaldılar, onlar ise millete olan inançlarıyla yollarına devam ettiler. Burada başı örtülü başı açık milletvekillerimiz yan yana. 28 Şubat yasakların dönemiydi, özgürlüklerin kısıtlandığı dönemdi. İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanının tutuklandığı dönemdi ama o belediye başkanı şu anda Türkiye Cumhuriyeti devletinin başında ve milletin seçtiği ilk cumhurbaşkanı olarak görevinde' ifadelerini kullandı.

Davutoğlu, konuşmasını şöyle sürdürdü:

'İnsanlar acaba yurtdışında iş bulabiliriz diye özgürlük arayışındaydı. Öğrencilerimiz yurtdışında okumak için seferber oluyordu. Dünyanın her yerinden öğrencileri davet eden bir Türkiye var. Yeni Türkiye'de özgürlükler ve demokrasi hakim. 28 Şubat döneminde partiler kapatılıyordu, AK Parti iktidarlarında fiilen kapatılması imkansız hale getirildi, düzenlemeler getirildi. Bizler, yasaklara karşı özgürlük, yoksulluğa karşı kalkınma, yolsuzluklara karşı şeffaflık diyeceğiz. 28 Şubat'ı bu üç şeyle anmıştı, yasaklarla, yolsuzluklar vardı. Bir gecede birilerinin nasıl zenginleştiğini hatırlayınız ve yoksulluk vardı. İşte AK Parti iktidarları bu üç kara lekeye son verdi. Yasaklara karşı demokrasiyi getirdi. Bu yeni dönemde 28 Şubat'ın son kalıcı izleri de siliniyor. 28 Şubat'ta tanklar Sincan'da yürümüşlerdi, 27 Mayıs'ı hatırlatırcasına 28 Şubat'ın yıl dönümünde önce bu sefer tanklar Suriye'de Süleyman Şah'ın kutsal emanetini korumak üzere yürüdü. Bu yürüyüş esnasında milli iradeyle bürokrasi arasındaki olması gereken ilişkiden birileri rahatsız oldu. MHP Liderinin nasıl demokrasi karşıtı dil kullandığına şahit olduk. Onları özledikleri tankların Sincan'da yürümesi, bizim özlediğimiz ise milli iradeyle birleşmiş TSK'nın en güçlü kapasiteye ulaşması. TSK dosta güven, düşmana korku veren bir kapasiteye ulaşacak ama hiçbir zaman TSK'nın tankları Ankara sokaklarında veya herhangi bir merkezimizin sokaklarında dolaşmayacak. Benim o gece Genelkurmay Başkanımızla, şerefli komutanlarımızla karargahta olmamdan, sabaha kadar karargahta birlikte operasyonu herhangi bir askerimize zarar gelmemesi için takip etmemizden rahatsız oldular. 28 Şubat döneminde Sincan'da yürüyen tankların modernizasyonunu İsrail yaptı. Yarın milli ruhumuzu koruyacak olan tanklar da, uçaklar da yüzde yüz Türk yapımı olacak.'



'ARTIK HÜKÜMETLERİN SELAM DURDUĞU DÖNEM KAPANDI'

'Artık hükümetlerin selam durduğu dönem kapandı' diyen Davutoğlu, '28 Şubat Cumartesi günü çözüm süreci bağlamında önemli bir açıklama geldi. 12 Eylül 1980'de Türkiye'yi darbe anayasasına götüren bir dönem yaşanmıştı. 28 Şubat'ta bir başka askeri darbe yaşanmıştı. Bu sefer 28 Şubat'ta çözüm süreci, 12 yıllık iktidarımızda, gece gündüz kardeşlik için çaba sarfetmemiz için gerekli olan hedefine ulaşma noktasında çözüm süreci önemli bir aşamaya geldi' dedi.

Davutoğlu, '35 bin vatandaşımızı kaybettik. 1 milyon 200 bin lira kaybettik. Türkiye başka bir Türkiye olacaktı ama bu ret ve inkar politikaları, bize 35 yıl kaybettirdi. Daha da kaybettireceklerdi ama AK Parti iktidarları ile birlikte milli birliğimizi hakim kılacak bir dönem başladı' diye konuştu.



ÇÖZÜM SÜRECİ

'Beklentimiz 2013 Mart'ında yapılan açıklamada, birkaç ay içinde silahlı tüm unsurların Türkiye'yi terk etmesiydi' diyen Davutoğlu, 'Çözüm süreci bir rota kazanmışken Gezi provokasyonlarıyla Türkiye'nin sokaklarını birbirine kattılar. Biz, çözüm sürecinin doğası ne gerektiriyorsa yapmaya devam ettik. Ne zaman çözüm süreciyle biz milletin fertleri arasında kardeşlik ruhunu büyütmeye başlamışsa birileri hemen çözüm sürecini baltalama faaliyetlerine giriştiler. Bu günlerde hepimizi çözüm sürecinin getirdiği atmosferi sahiplenmek durumundayız. Biz, çözüm sürecini yasalaştırdık, kurullar oluşturulması kararlaştırıldı. 1 Eylül'den bu güne kadar en geç 15 günde bir çözüm süreci kurulunu toplayarak durumu değerlendirdik, yeni bir durum ortaya çıkmışsa gerekli tedbirleri aldık' şeklinde konuştu.

Özgürlüklerin Korunması ve İç Güvenlik Reformu'nun çözüm sürecinin önünü açacak bir tedbir olduğuna dikkati çeken Davutoğlu, 'Bir taraftan kamu düzeni diyeceğiz, diğer taraftan da silahsızlaşmayı, silahları terk etmeyi ve demokratik siyaseti savunmaya devam edeceğiz. Cumartesi günü yapılan açıklamayla önemli bir aşamaya geldik. Yeni 3 dönem, birincisi ortak aidiyet bilincinin gelişmesi, bunun da iki ayağı var; tarihdaşlık ve vatandaşlık. Ortak tarihdaşlık bilincimizi korumaya devam edeceğiz. Vatandaşlık ayağında bundan sonra 28 Şubat'ta, 12 Eylül'de görüldüğü gibi fişlemeye dayalı ayrımcılıklara son verilmiştir. Yeni Türkiye vatandaşların insanlık onurunun yükseldiği ayaktır' dedi.



'İKİNCİ AYAK DEMOKRATİK SİYASET'

İkinci ayağın demokratik siyaset olduğunu belirten Davutoğlu, 'Demokrasinin olduğu yerde şiddet kültürü gelişmez. Hiçbir şekilde silahlı mücadele haklı değildir. Artık Türkiye'nin herhangi bir yerinde silah dilinin yönteminin kullanılmaması lazım. Kimin ne derdi varsa özellikle HDP'ye seslenerek, kimin ne derdi varsa tartışacağı yer TBMM platformudur. Kimin ne derdi varsa kullanacağı yöntem özgürlükçü tartışma yöntemi, başvuracağı makam millettir. Terör değil halktır, savaş değil barıştır. Biz, önümüzdeki dönemde de her şeyi tartışmaya açığız. Demokratik yolla getirilecek her hususu tartışmaya açığız ama 2013 yılında olduğu gibi yine silahları bırak çağrısının ardından oyalamalar başlar, silahlar başka şekillerde dillendirilmeye kalkılırsa şimdiden buradan sesleniyorum hiçbir taviz vermeyeceğimizin de herkes tarafından bilinmesi lazım' diye konuştu.



'ÜÇÜNCÜSÜ ORTAK GELECEK BİLİNCİ'

Üçüncü önemli hususun ortak gelecek bilinci olduğunu anlatan Davutoğlu, 'Bugün bu saatte ben burada konuşurken Türkiye'nin her yerinde doğan bütün bebekleri selamlıyorum. Bizim görevimiz onlar büyürken barış içinde bir ortam sağlamaktır. Bizim için çözüm süreci ortak gelecek bilincinin yükselmesidir. Terör ve şiddet ortamının inşa edildiği bir gelecek ortamının inşasına izin vermeyeceğiz' dedi.

Çözüm süreciyle ortaya çıkan yeni ortamın başta Doğu ve Güneydoğu olmak üzere Türkiye'nin ekonomisine büyük ivme katacağına inançlarının sonsuz olduğunu anlatan Davutoğlu, 'Çözüm süreci millidir, özgürdür, yerlidir. Çağrıda bulunmak istiyorum. Çözüm süreciyle ilgili bütün taraflara. Çözüm sürecinin önüne şu veya bu gerekçelerle, oyalamalarla engel çıkarılmasın. Her şeyi yeniden inşa edelim, kardeşliğimiz ihya edelim. Yeni Türkiye'yi inşa edelim.Buradan muhalefet partilerimize sesleniyoruz. Bu, yeni bir gündür. Bugünün hakkının herkes vermek durumundadır' şeklinde konuştu.

Davutoğlu, 'Diğer partiler için bir sınav günüdür. CHP bu silahları bırakma çağrısı ve demokratik siyasetin önünü açan çağrı karşısında önce olumlu mesaj verdiler. Buradan Kılıçdaroğlu ve CHP'li vekillere sesleniyorum, kapsamlı bir muhasebe yapınız ve bu sürece sahip çıkınız. Ana muhalefet partisi olmak anayasal bir sorumluluktur. Bu süreci baltalamaya kalkarsınız kimse CHP'ye ne oy verir ne destek verir' dedi.

(İHA)

 






Etiketler: Muhalefete  Seslendi  Ankara  haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER