'SANKİ TAYYİP BEY'İN KİŞİSEL İSTEĞİ'


'SANKİ TAYYİP BEY'İN KİŞİSEL İSTEĞİ'
Tarih : 06 Şubat 2015, 14:06
Puan Ver : 'sanki Tayyip Bey'in Kişisel İsteği'(6/10)2


Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, başkanlık sistemi ile ilgili olarak, “Maalesef başkanlık sanki AK Parti'nin kurumsal isteği veya Tayyip Bey'in kişisel isteği gibi anlaşılıyor ki fevkalade yanlıştır bu yaklaşım” dedi.

Başbakan Yardımcısı Numan Kurtulmuş, İhlas Haber Ajansı (İHA) ve TGRT Haber Ankara Temsilcisi Batuhan Yaşar'ın da aralarında bulunduğu bazı gazetecilerle bir araya geldi. Gazetecilerin başkanlık sistemi, yeni anayasa, paralel yapıyla mücadele, çözüm süreci ile ilgili gündeme ilişkin sorularını cevaplandıran Kurtulmuş, başkanlık sistemi ile ilgili tartışmaları değerlendirdi. Başkanlık sistemi meselesini şahıslar üzerinden değil, sistem değişimine ilişkin anayasal bir reformun parçası olarak ele almanın daha doğru olacağını ifade eden Kurtulmuş, “Türkiye'de ‘millet-devlet uyuşmazlığı' dediğimiz devletin başka telden, milletin başka telden çaldığı bir yapılanma var. Siyasal gruplar için devlet ‘ele geçirilmesi gereken bir mekanizma' haline dönüşüyor. Başkanlık sistemi ve diğer sistem değişikliği tartışmalarını yaparken bence merkeze bunu koymak lazım. Devletin milletin emrine verilmesi, milletin bütünüyle hakim olduğu bir mekanizma haline getirilmesi gerekiyor. Maalesef başkanlık sanki Tayyip Bey'in ya da AK Parti'nin kurumsal isteği veya Tayyip Bey'in kişisel isteği gibi anlaşılıyor ki fevkalade yanlıştır bu yaklaşım” dedi.



“ERDOĞAN DİYE OLUMSUZ BAKILIYOR”

Başkanlık sistemini tartışmaya açanın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan olması sebebiyle bazı kesimlerin buna ulumsuz baktığını dile getiren Kurtulmuş, “Bu şahısların hepsi geçici. Kategorik olarak Erdoğan dile getirse bu yanlıştır, kötüdür, şu dile getirdiyse iyidir şeklinde bir yaklaşımın doğru olmadığını söylemek lazım. Erdoğan'ın Türkiye'de sosyolojik anlamda çevreden değil, merkezinden gelen bir adam olsaydı ve bugün başkanlık sistemini dile getiriyor olsaydı, başkanlık sistemi etrafında yapılan eleştirilerin önemli bir kısmı yapılmayacaktı belki de. Cumhurbaşkanımızdan dinlemiş biri olarak, şundan emin olarak konuşuyorum; Cumhurbaşkanı bunu Erdoğan'ın siyasi ikbaliyle ilgili bir konu olarak asla görmüyor. Tam tersine defaatle attan düşmüş birisi olarak, bunu bir sistem meselesi ve Türkiye'nin daha iyi yönetilmesi meselesi olarak görüyor” diye konuştu.



“CUMHURBAŞKANIMIZ BAŞKANDAN GÜÇLÜ”

Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, Türkiye'deki mevcut anayasanın güçler ayrılığı üzerinden değil, güçler parçalanması üzerine oturmuş olduğunu vurguladı. “Öyle güçlü bir cumhurbaşkanı ortaya koymuş ki bu cumhurbaşkanı halkın oyuyla seçilecek bir devlet başkanında var olacak olan yetkilerden çok daha fazlasına sahip” diye konuşan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Orduyu tek başına dışarıya gönderebiliyor, parlamentoyu isterse feshedebiliyor. Bakanları atıyor, Bakanlar Kurulu'na başkanlık yapabiliyor, çağırabiliyor. Herhangi bir yasayı Anayasa Mahkemesi'ne gönderebiliyor. Herhangi bir yasayı halkoyuna gönderebiliyor. Bunların üzerine ve milleti devlet adına kontrol eden bir cumhurbaşkanlığı makamı. Bu sistem bütünüyle değişmediği sürece Türkiye'de ideal anlamda bir demokrasinin varlığından bahsedilemez. Cumhurbaşkanımızın ilave bir gücü olmayacak, var olan yetkilerinde azalma olacak.”



“BANK ASYA OLAYI TEKNİK BİR MESELE”

Bank Asya'ya el konulmasıyla ilgili değerlendirmelerde de bulunan Başbakan Yardımcısı Kurtulmuş, “Bank Asya meselesinde üç şeyin korunması önemlidir. Mevduat ve hisse sahiplerinin haklarının korunması ile Türkiye ekonomisine herhangi bir bankanın batmasının vereceği olumsuz etkiden Türkiye ekonomisinin korunması. Türkiye uzun yıllar batık bankaların ceremesini bütün milletin tamamına çektirmiş olan bir ülkedir. Uzunca bir seferdir ilk defa karşılaşıyoruz. Bu teknik bir mesele. Buradan sanki bir herhangi bir hükümet adına ya da Türkiye'nin bağımsız kuruluşları haksız yere el koyuyormuş gibi havanın olmasını asla doğru bulmam” ifadelerini kullandı.



“TAM ANAHTARI DEVREDERKEN TEKRAR KAPMA NİYETİNDELER”

Kurtulmuş, “Ben şu metaforu kullanıyorum; egemenlerin elinden milleti yönetme anahtarı alındı ama biz bunu bütünüyle millete devretme durumundayız. Bu anahtar henüz elimizde duruyor. 2015 seçimlerinden sonra millete devretmemiz lazım. Bu anlamda da kenarda da eski vesayetçiler bekliyorlar ‘aman fırsat bize düşse' diye, tam anahtarı devrederken tekrar kapma niyetindeler” diye konuştu.



“ABD'NİN OSMANLI'DAN ALDIĞI GANAYİM SİSTEMİNİ DE TARTIŞMAMIZ LAZIM”

Siyasi Partiler Yasası'nın, Meclis İçtüzüğü'nün güçlendirilmesi gerektiğine vurgu yapan Kurtulmuş, “Hızlı, güçlü, karar alabilen başkanlık sistemini tartışmamız lazım. ABD'nin Osmanlı'dan aldığı ganayim sistemini de tartışmamız lazım. Ganayim, bürokratların seçilenlerle gelip, seçilenlerle gitmesine denir” şeklinde konuştu.



“TÜRKİYE, 70'Lİ YILLARA GERİ DÖNEBİLİR”

Kurtulmuş, sistem tartışmalarıyla ilgili olarak ise, “Benim bulduğum slogan, ‘yeni Türkiye'nin inşası, medeniyetin ihyası, ötekinin iknası.' İmtiyazlar devletin elinde toplandığı için herkes bunu ele geçirmeye çalışıyor. Sistem değişikliği yapılmazsa Türkiye, 70'li yıllara geri dönebilir. Türkiye'de anayasa ideolojik devlet üzerine inşa edildiği için parçalanmış güçler üzerine, güçler çatışması üzerine kurulu bir sistem. Kozmetik değişikliklere değil, bütüncül bir anayasa referandumuna ihtiyacımız var. Mevcut sistemde devlet ele geçirilmesi gereken bir mekanizmaya dönüşüyor“ dedi.



“HDP MECLİS'TE OLMALI”

HDP'nin parlamentoda olmasının hem çözüm süreci hem de demokrasinin yerleşmesi bakımından imkan olduğu kanaatinde olduğunu dile getiren Kurtulmuş, yüzde 10 barajının HDP'yi daha çok Türkiye partisi olması bakımından zorlayacağına inandığını ifade etti. Çözüm sürecinin bir partinin tekelinde olmadığını, milletin tekelinde olduğunu sözlerine ekleyen Kurtulmuş, “Millet bu işi çözün talimatını vermiştir. HDP, parlamento dışında da olsa bu talimata uyar. Önümüzdeki süreçte yüzde 10 barajı düşürülecektir” diye konuştu.



“EYALET SİSTEMİNE KARŞIYIZ”

Kurtulmuş, “Eyalet sistemini söylemiyoruz. İmtiyazların yerele bir türlü devredilmesi, yerel yönetimlerin güçlendirilmesi, senelerdir konuştuğumuz konu. Büyükşehir Yasası'nın çıkmış olması bir adımdı. Diğer şehirlerin de bütünşehir haline getirilmesi sağlanabilir, sistemin işleyişindeki eksiklikler giderilebilir. Sonuçta Türkiye sadece Ankara'dan yönetilen bütün her alanda bütün kararların merkezi alındığı bir yer olmaktan çıkar. Yani, nereye hangi köprü yapılacak, hangi okul yapılacak, bunların kararlarının yerele devredildiği bir mekanizma üzerinde konuşulabilir” ifadelerini kullandı.



“HDP'NİN PARLAMENTO DIŞI KALMASI ÜZERİNE BİR HESABIN İÇERİSİNDE OLMAYIZ”

7 Haziran'daki seçimin en önemli sorunlarından birisinin HDP'nin ‘parti olarak mı girecek, bağımsız adaylarla mı girecek' sorusunun olduğunu vurgulayan Kurtulmuş, şunları kaydetti:

“Eğer keşke biz 2013'ün 30 Eylül'ünde bu konu tartışmaya açıldığı zaman barajı hep kaldıracak dar bölge sistemini ya da barajı 3'e ya da 5'e indirecek daraltılmış bölge sistemini konuşmuş olsaydık bugün bu sorunla karşı karşıya kalmayacaktık. HDP barajı geçemezse şunu söyleyeyim, evet siyasal temsil anlamında bir zorluk ortaya çıkar ama nihayetinde çözüm süreci sadece HDP'yle yürütülen bir süreç değil. Bu süreç devam eder. Asla HDP'nin parlamento dışı kalması üzerine bir hesabın içerisinde olmayız. AK Parti başka bir partinin zaafları üzerinden siyaset yapmaz, kendi gücü üzerinden siyaset yapar. Ben HDP'nin temsil ettiği siyasetin parlamentoda olmasının Türkiye'nin bugünkü şartlarında yararlı olacağı kanaatindeyim.”



“CHP İKTİDARA GELMEMEK İÇİN ELİNDEN GELENİ YAPIYOR”

CHP'nin iktidara gelmemek için elinden geleni yaptığını söyleyen Kurtulmuş, “Türkiye'nin bugün esas temel siyasi sorunlarından birisi iktidar zaafından daha ziyade muhalefet boşluğudur. Ümit ederiz ki CHP bu anlamda hakikaten önce başta kendisine oy verenler olmak üzere Türkiye toplumunun güvenini kazanacak atılımları atar. Güçlü bir ana muhalefet partisinin varlığı, her an iktidara gelme ihtimali olan bir partinin varlığı aslında iktidarı da bu anlamda zinde tutar, ayakta tutar, güçlü kılar” dedi.

(İHA)

 






Etiketler:   Sanki  Tayyip  Bey  İn  Kişisel  İsteği    Ankara  haber

Bu Haberle İlgili Yorumlar

BU KATEGORİDEKİ İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER HABERLER